Her birimiz kendine has kişiliğe sahip, farklı hikayesi olan, doğduğunda hiç kimseye benzemeyen, eşi benzeri olmayan varlıklarız. Doğuştan gelen özelliklerimiz, tipimiz, vücut yapımız, anne ve babamızın korkuları, doğruları, çevremiz, deneyimlerimiz vb. tüm faktörleri bir araya getirdiğimde bu dünyada yalnızca bir tane olduğunu anlatabiliyor muyum? Ne zaman kendini değersiz ve yenilmiş hissettiğinde bu süreci düşünerek gücünü tekrar toplayabilirsin…

Bu hayata geldiğinde hiçbir şey yapmasan bile eşin benzerin yok. Var olduğun için değerlisin. Yaşam denilen bu serüvende ne yaparsan kendine yaparsın. Enerjini ne için kullandığın sana bağlı. Hepimizin 1 gün içinde 24 saati ve bu zamanı nasıl kullanacağımızı seçme hakkımız var. Bu enerjini kendini geliştirmek, başkalarına yardım etmek ve sevmek için kullanırsan parlayan bir elmas gibi ışığın artar. İnsanları kendine çekersin. Aksi halde elmasın çamurun içinde kalması gibi üzerin tortularla kapanır. Işığın azaldığında ise insanları kendine çekmen zorlaşır hatta bir gün yalnız kaldığını görürsün. (Birçok dini kitapta ateş, bu tortuları yakan ve insanı temizleyen bir metafor olarak karşımıza çıkar.)

Hani bize 24 saat verilmişti bir günde. Sen bugünkü 24 saatinin ne kadarını ışığını parlatmak için kullandın? Zamanının çoğunu başkalarına kendini beğendirmek, sevdirmek, onların onayını almak için kullandığına dikkat ettin mi? Yaptığın bu fedakarlıkların sonrasında yukarıdaki beklentilerinin karşılanmadığını, daha çok öfke ve kızgınlık biriktirdiğini fark ettin mi? İşte bu ruh halindeyken başına gelenler için kendini, başkalarını suçlamaya başladın mı? Birde kendi yaşamını ertelediğin için kendini sürekli endişeli hissetmene ve yaşamını ziyan etmiş hissetmişlik duyguna ne demeli? Yapman gerekenleri yapmayıp yapmaman gerekenleri yapman nedeniyle sürekli kendini suçlu hissetmeye ve gerekçeler de üretmeye başladıysan… Ettiğin fedaların karını elde etme hesapları yapıyorsan eğer hiçbir zaman beklediğin karı elde edemeyeceksin. Hayatının kaptanı olarak seçtiğin insanların istediği insan olmak hatta o kişilere dönüşüp kendi değerlerini, beğenilerini, seni sen yapan değerleri bir kenara bırakmak seni mutlu ediyor mu?

Mutlu ve başarılı olmak isteyen insanlar bu soruların cevaplarına kocaman bir HAYIR diyorlar. O zaman bu soruna neşter atma zamanı gelmiş. Kendini bilmek ve yaşadığımız olumsuz deneyimlerden ders çıkararak yolumuza devam etmek en doğrusu olacaktır. Eğer bunu yaparsan kendini dünyanın en zengin insanı olarak hissedeceksin. Tekrar tekrar aynı hataları yapmaktan çıktığında elde ettiğin yaşam derslerinin sayısının hayli fazla olduğunu göreceksin.

—– ÇÖZÜM ÖNERİLERİM —-

1- Yaşamımdaki öncelikler sıralamasındaki yerimi tespit ediyorum.

Yaşamındaki önceliklerinin bir listesini çıkart. Örneğin ilk 10 madde içinde kendine ait bir madde var mı? Varsa ilk 20 maddeni çıkart ve durumu tekrar kontrol et. Akabinde yaşamındaki öncelikler sıralamasındakini yerini tespit et.

2- Yaşamımdaki önceliğimi arttıracak hedefler listesi hazırlıyorum.

Öncelikler listende kendini ilk sıraya taşımanı sağlamak için kendini ihmal ettiğini düşündüğün alanlarda kendi için neler yapmak istediğini bir düşün. Kendi belirlediğin hedeflere ulaşmak özgüvenini geliştirir ve başarısız olma korkundan özgürleşmeni sağlar. Başkaları için saçını süpürge etmeni engeller. Bu sürece başlamaktan seni alıkoyan içsel dirençlerini fark ettiğinde ONAY ALMA İHTİYACININ alarma geçtiğini söyleyebilirim. Bu süreçte dirayetin yüksek olsun. Çünkü karşına bundan daha büyük bir engel çıkmayacak.

—- ÖDEV —-

Kendinin, 65-70 yaşına gelmiş olduğunu düşün. Sinema salonundaki koltukta tek başına oturduğunu düşün. Ekranda, hayatı izliyorsun. Şimdi geri dönüp izle. Şimdiki yaşlarına doğru geldiğinde neler görüyorsun? Eğer görüntülerden memnun değilsen, önümüzdeki 5-10-20 yıl için kendine bir senaryo yaz. Ve senaryon istediğin seni ve hayatını anlatsın. Her bir yıl aralığı için en az bir paragraflık bir metin yazmanı öneririm. Hedeflerini belirlerken bu senaryonun sana ilham kaynağı olacağını düşünüyorum.

Sonraki Bölüm: Değişebilir miyim?

OKUYUCUYA NOT: Hedeflerini kendi değer, yetenek ve ihtiyaçlarına (isteklerimiz değil dikkatini çekerim) yönelik belirlediğinde, bu hedeflere ulaşmak için daha istekli olacağını, enerjinin bol, titreşimlerinin yüksek olacağını garanti ederim. Burada DISC vb. kişilik testlerini kullanarak kısa sürede kendinle ilgili birçok detaylı analize ulaşabilirsin. Öncelikle bu tarz bir çalışmanın sonunda ulaştığın her bir hedef, senin değerlilik ve yeterlilik duygunu güçlendirecektir. Bu süreçte ulaştığın şey hedefin veya bu konudaki geri bildirimler olabilir. Geri bildirimleri kullanarak yeni metodlar belirleyebileceğini ve yeni bir zaman planlaması yaparak bu hedeflerine ulaşabileceğini hatırlatırım. Bu bakış açısıyla BAŞARISIZLIK diye bir şey olmadığı sürprizini sana vermek isterim. Bu tarz bir yaşam tarzına sahip kişiler depresyona girmezler. Çünkü depresyonun en basit tedavisi, insanın kendisini hayatının bir parçasında değerli ve yeterli hissetmesi ile başlıyor. Bu konuda Nil Gün’in kitap ve cd’lerinden fazlasıyla faydalandım.